TOP
TOP
TOP
Mark Stinchcombe
Juliette Topping  
Tom Bibby  
Adrian Martin  
Peter Burkill  
Adrian Martin  
24 Haziran 2006 - Ekipman Hazır
                               Denizde ilk kez
Adrian Martin
Roz Pidcock
 
23 Haziran 2006 - Tam yol ileri! Adrian Martin  


Tam yol ileri!
Internet Kayit Girisi
23 Haziran 2006,
Cuma Yazan
Adrian Martin (NOCS)

SunsetLizard Burnunda gün batımı -
Alan Kemp NOCS
Daha fazla resim.

Birkaç günlük kaçınılmaz gecikmenin ardından, akşam Adrian Martinsaatlerinde (18:00) Falmouth’tan yola çıktık. Limandan ayrılır ayrılmaz, AUTOSUB, sistemlerin test edilmesi amacıyla, seferimizde ilk kez olarak, suya indirildi. İnsansız, küçük bir denizaltı olan AUTOSUB, analizler için programlandıktan sonra biyolojik ve fiziksel veri toplanmasında kullanılmakta ve yolculuğu boyunca kesintisiz veri toplayabilmektedir. Seferimizin bir amacı da, AUTOSUB denizaltısını kullanarak suyun fiziksel hareketlerinin, mikroskobik bitkiler olan fitoplanktonların büyümesini nasıl etkilediklerini araştırmak.

Bizim özellikle ilgilendiğimiz olgu, derin klorofil maksimum olarak bilinen, yüzey sularının altındaki fitoplankton yoğunluğudur. Tipik olarak yaklaşık 100 metre derinlikte, fitoplanktonlar (derinlere gittikçe miktarları artan) besin tuzları ve (suda çok çabuk kaybolan) güneş ışığının ideal dengesini bulmakta ve bu derinlikte gruplar halinde bulunmaktadırlar. 

AUTOSUB testinin başarıyla tamamlanmasından sonra, Cornish kıyılarına parallel rotamızda tam yol ilerlemeye başladık. Denizcilikte kullanılan Greenwich saatine göre (GMT) 22:00’dan az önce güneş Lizard Burnu’nundan batmaktaydı. Bundan sonra, planlanan geri dönüşümüz olan 9 Temmuz, Güney İrlanda, Cork Limanı’na kadar açık denizdeyiz.

Adrian Martin ....................................................................................TOP

Ekipman Hazır
İnternet Kayıt Girişi
24 Haziran 2006,
Cumartesi Yazan
Adrian Martin (NOCS)

Adrian MartinBilim adamları ve teknisyenler üç gündür güvertede çok meşgul, sağlıklı veriler elde edebilmek için ekipmanları hazırlıyor ve test ediyorlar.

Benim kişisel ilgim fitoplankton büyümesini, besin tuzlarını dipten yüzeye taşıyarak etkileyen fiziksel sürecin işleyişi. Araştırma gemimizde, okyanus suyunun karışımını  ve mikroskobik fitoplanktonların birbiriyle olan ilişkilerini inceleyebilmemizi sağlayan geniş olanaklarımız mevcut. Almanya’dan iki uzman gemide bizimle birlikte. Her ikisi de okyanusta ki türbülansı ölçmekte uzmanlar ve karışımın besin tuzlarını dipten yüzeye nasıl taşındığını araştırıyorlar.

Sunset
Autosub’ın yerleştirilmesi -
Alan Kemp NOCS
Daha fazla resim.

Autosub’tan başka, Moving Vehicle Profiler (MVP) adı verilen ve geminin arkasından çekilerek, aşağı yukarı hareketlerle tuzluluk ve sıcaklık gibi fiziksel veriler toplayan bir araç daha var. Benzer şekilde, geminin tabanına yerleştirilmiş bulunan, Acoustic Doppler Current Profiler (ADCP) ismindeki araç da akıntıların kuvvetini ölçmekte. Tüm bu verileri toparladığımızda, deniz suyunun hareketlerini gösteren ayrıntılı bir üç boyutlu resim elde edeceğiz. Bu veriler aynı zamanda bize, su hareketlerinin besin tuzlarının taşınmasında nasıl bir rolü olduğunu anlamamıza yardımcı olacak. Ancak, tüm bu araçlardan gelecek olan çok sayıdaki veri nedeniyle hepimiz çok yoğun çalışmak zorunda kalacağız.

Adrian Martin ....................................................................................TOP

Denizde ilk kez
Internet Kayit Girisi
Pazar Yazan Roz Pidcock


Bu benim denizdeki ilk seferim, dolayısıyla ilk günün neler getireceği konusunda çok heyecanlı ve endişeliyim. Kahvaltıdan hemen sonra mide kramplarımın nedeninin heyecanım değil, deniz tutması olduğunu anlayacaktım. Bütün gün boyunca yattım!

Okyanus fizik ekibinin yeni bir üyesi olarak, ilk birkaç günde öğrenmem gereken pek çok şey vardı. Tüm aletler, yöntemler, veri işleme yolları ve kullanacağımız yazılımlar… herşey benim için o kadar yeniki, diğer ekiplerin neler yaptığını da merak ediyorum.

Ne yazıkki, deniz tutmasının verdiği rahatsızlık nedeniyle kamaramın rahatını bırakamıyorum, ve çaresizce bir parça temiz havanın özlemiyle yanıyorum. Ama bu durumun da avantajları var. Sandy bana gemiye 70-80 metre uzaklıktaki pilot balinaları gösterdi. Harikaydı! Denizde ilk gün için hiç de fena değil, hatta deniz tutmasını bir süreliğine de olsa unutturmayı başardı!

Gemideki herkes bana çok sıcak davranıyor, hatta deniz tutmasının ilk gün için çok normal olduğunu söylüyorlar. Umarım öyledir, çünkü bu seferde yapılacak ve görülecek çok şey var ve ben kaçırmak istemiyorum!

İzleyeceğiz ve göreceğiz…

Roz Pidcock   
....................................................................................TOP


Where Discovery Facts Discovery Facts

25 Haziran 2006
Pazar Saat - 20.00 (Greenwich saatine göre)
Koordinat - 49 N, 16 30W
Hava durumu - Hafif rüzgar (3 - 4 şiddetinde) Hafif dalgalı, sıcaklık yükseliyor.
Yazan Adrian Martin (NOCS)

Adrian MartinPazar günü, istasyonumuza, Porcupine Abisal Düzlüğü’ne –aramızdaki adıyla PAD- varmadan önceki son gündü. İstasyon bizim için denizin üstünde işaretlenmiş hayali bir nokta gibi, okyanusun tam ortasında 49 derece kuzey, 16,5 derece batıda.

Neden ille o nokta? Başlangıç olarak, 4800 metreye uzanan kablolarla sabitlenmiş şamandıralar var. Kablolara, yüzeye dik çıkabilmeleri için çok ince camdan yapılmış küreler asılmış durumda. Kabloların dik durması, değişik derinliklerde yapacağımız ölçümlerin sağlıklı olması açısından önemli. Şamandıralar suyun ne kadar tuzlu olduğundan dibe nekadar madde battığına kadar pek çok parametre ölçmekte. Avrupa ANIMATE sitesinin kurduğu bu şamandıralar, biz burada olsak da olmasak da okyanustaki yaşamı ve okyanus fiziğini anlamamız için yaşamsal değer taşıyan veriler toplamakta. 

İşimizin bir parçası da, şamandıralara bakım yapmak, bazılarını tamir etmek ya da değiştirmek. Böylece her biri bir yıl daha sorun yaşamadan veri toplamaya devam edecekler.

Sunset
Rozetin indirilmesi - Foto P. Burkill, NOCS
Daha fazla resim.

AUTOSUB yine küçük bir test için suya indirildi, herşey yolunda görünüyor. Yarın üç günlük görevine başlamaya hazır. Sediman tutucular da yarın suya indirilmek üzere hazırlandı. Bu aletler de su kolonundaki deniz karı diye bilinen çökeltileri ölçmekte kullanılıyor. Sediman tutucular, altlarında çökeltiyi yakalamak için küçük cepler bulunan büyük sarı borular. Deniz karını, çökmekte olan atıklar, ölü organizmalar ve canlıların deri ve kabuk gibi dökülen parçaları oluşturmaktadır. Bu çökeltiler, suda, yağmakta olan karı andıran bir görüntüye sahip olduğu için deniz karı olarak anılmakta. Deniz karı, belli miktarlarda karbon içerdiğinden, biyolojik pompa görevi üslenmektedir. Biyolojik pompa denilen karbondioksitin parçalanması işlemi, dünyamızın karbon döngüsünde önemli bir role sahiptir. PAD’da da bulunan sediman tutucuların, biyolojik pompanın gözlenmesinde, dolayısıyla da insan kaynaklı kirliliğin etkisini anlamakta çok önemli görevleri bulunmakta.

Moving Vessel Profiler (MVP) de bugün ilk kez denize indirildi. MVP, gemi hareket ederken suya indiriliyor ve aynı bir yo yo gibi suyun içinde, yüzeyle 300 metre arasında aşağı yukarı hareket ederek veri topluyor. Böylece su kolonunda fitoplankton gibi organizmaların dikey ve yatay olarak nasıl bir dağılım gösterdiğini öğrenebiliyoruz. Yanıltıcı görüntüsüne rağmen, okyanus tekdüze olmaktan çok uzak bir yapıya sahip. Fiziksel ve biyolojik parametreler, birkaç kilometre ile çok fazla değişim göstermekte. Dahası, su yoğunluklarında yaşanan küçük değişimler çok büyük akıntıların oluşmasına neden olmaktadırlar. Bu akıntılar da mikroskobik canlıların büyümelerinde çok etkin rol oynamaktadırlar. Bu şekilde artmış olan büyüme de balıklar ya da deniz kuşları gibi büyük canlıların beslenmenebilmelerini sağlar. Zaten suyun canlılığına dair işaretleri almaya başladık. Umarım yarın detaylı incelemelerimiz başladığında daha da fazla şey öğreneceğiz.

Daha şimdiden yüzeyde dikkat dağılmaya başladı; büyük bir ay balığı, 2 metrelik bir köpek balığı ve balıkçı teknesi olduğumuzu düşünen deniz kuşları etrafımızda dolanıyorlar. Fırtına kuşları en cesurları. Küçük yelkovan kuşları ancak uzaktan ne yaptığımızı anlamaya çalışırlarken, fırtına kuşları geminin üstünde alçak uçuş yapıyorlar.

Adrian Martin
....................................................................................TOP

26 Haziran 2006
Pazartesi Saat
Koordinat - 49 N, 16 30W
Hava durumu - Hafif rüzgarlı (2 şiddetinde), güneşli güzel bir gün.
Yazan Peter Burkill (Başuzman)

Sunset
Kazkabuklulari naylon torbalarla bedava yolculuk yaparlarken. Foto P. Burkill, NOCS
büyüt

Denizde çalışmak için muhteşem bir gün. Neşemizi kaçıran tek şeyse, karadan binlerce mil açıkta, gemimizin yanında yüzmekte olan naylon poşetler. Bu çok ürkütücü. El değmemiş okyanuslarımıza neler oluyor!

Gerçek işimiz, PAD’da Greenwich saatine göre (GMT) 02:30’da, zooplankton ağlarının suya indirilmesiyle başladı. Örneklerimizi aldıktan sonra, fitoplankton üretimini ölçmek için 200 metreden de su örneği aldık. Gün doğmadan işe başlamanın bir avantajı da gemi ışıklarının dip canlılarını yüzeye çekmesi. Bu sabah nadiren gözlenen ay balığını (Mola mola) gördük. Yaklaşık 1,5 metre uzunluğunda, büyük kafalı ve kısa kuyruklu ilginç bir hayvan. Ay balığı deniz anası yiyen ender canlılardan. Onun etrafta oluşu, ağlarımızın denizanası dolu olarak yüzeye gelmekte olduğunun bir işaretiydi. Öyle de oldu.

Sunset
Ay baligi (Mola mola) - deniz anasiyla beslendigi bilinen tek balik Foto: www.blueoceansociety.org
büyüt

Greenwich saatine göre 05:00‘da türbülans ölçeri suya indirdik. Amacımız, sudaki türbülansı ölçerek, besin tuzlarının hareketlerini inceleyebilmek. Dipten yüzeye taşınan besin tuzları ve güneş ışığı mikroskopik planktonlar için yaşamsal öneme sahip. O nedenle sudaki türbülans, tarlamdaki sebzeler için gübre ne kadar önemliyse, o kadar kıymetli (bu arada acaba fasülyelerim ne alemde?).

Saat 07:30 (GMT) olduğunda, kahvaltısızlıktan ölecek gibiydik! Karnımız biraz doyunca, işimize CTD örneklemesiyle devam ettik. CTD, üzerinde bilgisayar yardımıyla güverteden kapatılabilen 24 şişe bulunan ve derin suları örneklemek için kullanılan bir alet. Aynı zamanda sıcaklık, tuzluluk, oksijen alıcıları taşıyor. Bu şekilde, tek araçla, hem fiziksel, hem kimyasal, hem de biyolojik örnekleme yapabiliyoruz . Örneklerimizi genellikle ‘alaca karanlık kuşağı’ diye bilinen derinliklerden topluyoruz. Burası derin sularla, güneş ışığının erdiği ve ısıttığı sular arasında kalan ara bölge.

İlerleyen saatlerde Apstein adı verilen özel bir plankton ağını suya indirdik. Apstein ağını fitoplankton örneklemesi yapmak, ve hangi mikroskobik bitkilerin var olduğunu öğrenebilmek için kullanıyoruz. Bu küçük bitkileri büyüme mekanizmalarını, suda nekadar ve nasıl battıklarını anlayabilmek için kültür hazırlayabilmek umuduyla topluyoruz. Öğle olduğunda, başka bir CTD de ışık ölçümleri için suya indirildi. Buradan gelecek verilerle fitoplanktonların günlük ışık döngüsüyle olan ilişkilerini inceleyeceğiz. 

Sunset
Autosub'in suya indirilmesi - Foto P. Burkill, NOCS
slideshow'u izlemek için tiklayin

Öğle yemeğinden sonra sıra AUTOSUB’da, yani 7 metre uzunluğundaki otomatik sualtı aracımızda. Bu seferki görevi, gemimizin etrafındaki suda fiziksel, kimyasal ve biyolojik parametrelerde değişim olup olmadığına bakmak ve değişimleri izlemek. Onunla bir sonraki randevumuz üç gün sonra.

Bu seferde çoğunlukla işimiz derin deniz şamandıralarıyla ilgili. Daha önce de bahsi geçmişti, hani geçen sene buraya yerleştirilen, üzerinde cam küreler olan şamandıralar. Bu cihazlar tüm yıl boyunca kesintisiz veri topladılar. Bu verilerden çıkacak sonuçlardan, geçtiğimiz yıl denizin derinliklerinde ne kadar üretim olduğunu öğreneceğiz, sabırsızlanıyoruz! Şamandıralar sayesinde yıldan yıla değişimleri daha kolay inceleyebiliyoruz. Bu yıl da 2005/6 dönemini geçtiğimiz yıllarla karşılaştırabileceğiz. Ancak tüm bunları yapmadan önce güverteyi toparlamamız gerek. Kıç tarafı ağlarla dolu, şamadıralar için yer kalmamış. O nedenle bugün bir şamandırayı suya indireceğiz, böylece bir diğeri için yer açılmış olacak. Yarından itibaren geçen sene bırakılan şamandıraları elden geçirmeye başlayacağız.

Bu günlük işimiz 21:00 GMT’de, PELAGRA adındaki sediman tutucularını suya indirmemizle son buldu. Bu tutucular, sağlıklı veri toplamanın zor olduğu yüzey sularında çalışmak için özel olarak tasarlandılar. Yatağa doğru sürünüyorum, ve biliyorum ki 02:00 GMT’de çalacak olan alarma kadar çok zaman kalmadı! İyi geceler.

Peter Burkill (Başuzman) ....................................................................................TOP

27 Haziran 2006
Koordinat: 49 derece Kuzey, 16.5 derece Batı
Hava durumu: Hafif rüzgarlı (3 – 4 şiddetinde), hafif dalgalı, yağmur çiseliyor.
Adrian Martin

Adrian MartinGünümüz, kargalardan da önce, sabah saat 02:00’da, zooplankton ağlarının atılmasıyla başladı. Onu takip eden saatlerde türbülans ölçerinin suya indirilmesi ve CTD ölçümleri yapıldı. Teknik olarak CTD, iletim, sıcaklık, ve yoğunluk kelimelerinin ingilizcelerinin baş harflerinden oluşuyor. Cihaz bu üçünün dışında, pek çok daha parametreyi daha ölçüyor. Dolayısıyla, CTD yardımıyla, besin tuzlarının miktarları, fitoplanktonların “sağlıkları” ve sudaki ışık miktarı gibi daha pek çok bilgiyi toplayabiliyoruz.

Dahası, CTDnin etrafında bulunan rozet adındaki çerçeveye 24 tane 20litrelik örnekleme şişesini yerleştirerek, belirlenen derinliklerden su örnekleri de alabiliyoruz. Bu şekilde hassas biyolojik ve kimyasal laboratuar çalışmaları yapılabilmekte. Şimdiye kadarki çalışmalarımızda CTDyi 200-1000 metre derinliğe kadar indirmiştik, ama şimdi 4 km derine inecek. Zaten en yakın toprak parçasına da aynı istikamette, 5 km uzaklıktayız.

Sunset
PELAGRA'nin suya indirilmesi - Foto R.Lampitt, NOCS
slayt gösterisini izleyin

Günün heyecanını Büyük PELAGRA Avı yaşatıyor. PELAGRA tuzakları, kendi kendilerine yüzebilen sediman tutuculardır. Gemiden bağımsız olarak, belirlenmiş derinliklerde (genellikle bir kaç yüz metre derinde) çökeltileri, ya da deniz karını, toplayarak belirlenmiş zamanda yüzeye dönmek üzere programlanabilmektedirler. İşlerini bitirip yüzeye döndüklerinde onları bulmak tüm işlemin en zor kısmı. Dalgalarla köpürmüş okyanusta, küçük turuncu bir bayrağı aramak, çoğunlukla samanlıkta iğne aramaya benziyor, hatta belki daha bile zor.

Bize kolaylık sağlaması için PELAGRA, gemiye sinyaller gönderiyor. Bu şekilde belli bir uzaklık be aşşağı yukarı bir yön hakkında fakir sahibi olabiliyoruz. Yine de onu gördüğümüzde çoğunlukla “gözümüzün önündeymiş” benzeri tepkiler veriyoruz. Akşamüzeri güverteye çıktığımda, insanları ellerinde dürbünler kuyruk olmuş ufka bakarken buldum. Denizen ortasında bir yerlerde. üç ayrı PELAGRA, gemiye sinyaller gönderiyordu. Bazı tecrübeli gemiciler ve Richard Lampitt (Pelagra tuzaklarını gemiye getiren bilim adamı) bizi bir tanesinin çok yakınına kadar getirmeyi başardılar. Ancak gece çökmek üzereydi. Saat 21:00 civarında, 3. kaptanımız Darcy White, burundan ilk turuncu bayrağı gösterdi. İlk PELAGRA hemen güverteye çekildi. Sıra ikincisini ve üçüncüsünü bulmaktaydı. Gece çökmüştü, iki tuzak karanlığın içinden, hem de sinir bozacak kadar yakından sinyal göndermeye devam ediyordu. Köprüüstündeki spot lamba, arama kurrtarma çalışmalarına tahsis edilmişti. Ancak spotun bulabildiği sadece naylon torbalar. Sinirler iyice gerildi, hepsini kaybettik. Gece yarısından hemen once, Darcy’nin el fenerinin ışığında bir anlığına birşey parladı. Roz Pidcock ikinci tuzağı yakaladı, hem de sadece sonsuza dek sulara gömülmesine dakikalar kala.

İkinci tuzat yeniden kullnılmadan once tamir edilebilecek mi? Üçüncü bulunabilecek mi? Darcy maharetini kullanabilecek mi? Devam edecek…

Adrian Martin ....................................................................................TOP

28 Haziran 2006, Çarşamba
Saat: 19:30 GMT
Koordinat: 49.59.59 Kuzey, 16.49.53 Batı
Hava durumu: Bulutlu, hafif Rüzgarlı, biraz dalgalı.
Yazan Tom Bibby

Eğer samanlıkta iğne aranın zor bir iş olduğunu düşünüyorsanız, bir de Atlantik’in ortasında, dalgaların içinde PELAGRA aramayı deneyin! 

Sunset
PELAGRA Altini!
PELAGRA tuzaklarinin getirdigi örnekler, agirliklarinca altin eder, hele bir de onlarin islemesini düsününce.
Foto R.Lampitt, NOCS

RSS Discovery’de 5. gün güvertedeki herkes için gergin bir gün oldu. Üç kaçak PELAGRA tuzağını bulmak ve elden geçirmek için herkese ihtiyaç vardı.

PELAGRA tuzakları, yüzeyden dibe kadar çökeltileri toplamak ve analiz eden doğrudan araçlar. Tuzaklar basitçe, altlarında sediman toplamak üzere yerleştirilmiş ‘tuzak’lar bulunan yüzen tüpler. Suya indirildikten sonra, deniz karı denilen organic maddelerden oluşan çökeltileri topluyor. Denizaltılara benzer bir sistemle su alıp boşaltarak belirlenen derinliklere inerek belli zaman dilimlerinde örnekleme yapıyorlar. Yüzeye çıkışları sürekli ağırlık kaybettiklerinden, balonun havalanmasına benziyor. 

Bir dizi tuzağı değişik derinliklere göndererek çökelti miktarını öğrenebiliriz. Örneklerin işlenmesi sırasında, karbon içeriklerine ve fitoplankton türlerine bakılmakta. Bu bilgi, iklim değişikliği çalışmalarında hayati öneme sahip modelleme çalışmaları için gerekli. 

PELAGRA tuzaklarının avantajı, akıntılarda kendi başlarına hareket edebilmeleri.  Ancak bu aynı zamanda, bir kere denize indirildikten sonra tekrar nerede ve nasıl yüzeye döneceği hakkında hiç bir fikriniz olmayacağı anlamına da geliyor.

Tuzakların üzerilerine birer uydu vericisi taktık, böylece yüzeye çıktıklarında bize konumlarıyla ilgili bilgi yollayabiliyorlar. Ne yazıkki, uydu vericileri su altında calışmıyorlar. Tuzaktan yeriyle ilgi bilgi alındıktan sonra, mümkün olduğu kadar çok kişiyle köprüüstünden aramalar başlıyor, tabii birer dürbün ve bol bol sabırla beraber.

Sudaki üç tuzağımız da 26 Haziran Salı günü saat 15:30’da yüzeye çıktılar. Ancak biz onları bulana kadar geçen 24 saatlik sürede yaklaşık 16 mil sürüklenmişlerdi. Aslında gemi tuzakların yaklaşık olarak konumlarını kısa sürede belirledi, ancak uzmanlar, tuzakları gemiye almadan önce güneşin doğuşunu beklemek zorundaydı. Güneşin doğuşuyla birlikte mürettebat PELAGRA avı için köprüüstünde toplandı. Av zorulu geçeceğe benziyordu; bulutlu bir günde, gri ve dalgalı bir denizde küçük turuncu bir bayrak arıyoruz. Bayrağı bir kez görmek bile yetmiyor, dalgalar onu yeniden sürükleyip yerini değiştiriyor. Böyle zamanlarda arananın bir adam olmadığına şükrediyoruz, gerçekten kimse sudaki adam olmak istemez!

Şükürler olsunki, tüm tuzaklar bulundu ve iyi durumdalar. Hepsi de bir sonraki gergin ve yorucu “PELAGRA avı” için hazırlanmaya başladı bile.

Tom Bibby
....................................................................................TOP

30 Haziran 2006, Cuma
Saat : 16:00 GMT
Koordinat: 49 derece Kuzey, 16 27 derece Batı
Hava durumu : ılık ve sakin bir hava; giderek artan rüzgar.
Yazan Juliette Topping

Saat 06:30’da satin çalmasıyla kendimi yataktan attım, CTD vardiyasını devralmam gerekiyor. Işimizi doğru yapmalıyız ki okyanusların şifresini doğru çözebilelim. Benden önceki vardiya 01:30 ve 03:30 daydı. Tabii ki ben oraya vardığımda beni bekleyen uykusuzluktan şişmiş gözler ve anlamsızca ortalıkta dolaşan insanlardı. Beni gördüklerine sanırım çok sevindiler.

Sunset
Laboratuvardan bir görünüm. Pencereden görünen Juliette Topping'in güvertedeki mobil laboratuvari.
Foto Ludwig Jardillier

Laboratuvarıma hızlıca göz gezdirdiğinizde gördükleriniz;  – iskele tarafında, aceleyle deney havuzuna dönüştürülmüş bir konteynır ve göz alabildiğine uzanan muhteşem bir okyanus manzarası. Burada 6 saatlik bir deney düzeneği kurdum.

Günlük rutin başlıyor. Değişik mikroorganizmaların beslanme yollarını ve birbirleriyle olan ilişkilerini inceliyoruz. Özellikle çalıştıklarımız bakteriler ve onlardan biraz daha büyük olan bitki benzeri küçük hücreler. Bu organizmalar, okyanuslardaki besin ağının temelini oluşturuyorlar. Onların yaptığı geri dönüşüm işi yapılmazsa balık gibi daha büyük canlılar beslenemezler.

Sefer sırasında pek çok ‘tracer’ deneyi yapıyoruz. Bu deney radyoaktif olarak işaretlenmiş besinleri büyük konteynırlardaki deniz suyuna ekliyoruz, ve 6 saat boyunca değişik zamanlarda örnekleme yapıyoruz.hücreleri flow cytometry denilen bir teknikle sayıyoruz. Bu sistem örnek alınan suyu cihazın içerisinde çok ince bir tüpten geçirerek elektrik akımı yardımıyla sudaki hücreler görüntüleyip sayıyor. Bütün veriler elimize geçtiğinde hangi hücreler ne kadar işaretlenmiş besinden kullanmış, dolayısıyla geri dönüşüme ne kadar katkıları var öğrenebiliyoruz.

Deneylerimiz için yüzey suyu kullanıyoruz, çünkü yüzey sularında hem bakteriler çok fazla besin hem de bitki benzeri hücreler için çok fazla ışık var. sistemi kuduktan sonra çizmelerimi ve kaskımı giyip güverteye çıktım. CTD güverteye gelmişti bile. CTD’nin getirdiğideğerli suları alabilmek için çılgın koşuşturmacanın içine daldım. Suyu aldıktan ve işaretlenmiş besini ekledikten sonra işimiz bitiyor!

İlk örnekleri işlememiz bir saat kadar sürdü. Bu biraz el çabukluğu isteyen bir iş, çoğu zaman kendimi top çeviren hokkabazlara benzetiyorum, tek farkla; benim elimde tüpler ve beherler var. İşlem bittiğinde elime bir fincan çay alıp güvertede manzaranın keyfini çıkaracağım. Sürekli olarak wahşi hayatla iç içeyiz, etrafımızda dönüp duran deniz kuşları, gemiyi mear edip yakınlarda yüzen pek çok deniz canlısı ve tabii naylon poşet kabukluları. Çok güzel deniz anaları ve boru balıkları da cabası. Muhteşem! Okyanus kıyılarda görmeye alışık olduğum gibi değil, açık ve berrak. Burada bulunmak tazeliyor sanki bizleri. Şu an hafif bir rüzgar ve tatlı bird alga var, yumuşak bir şekilde sallanıyoruz.

Diğerleri neler yapıyor diye etrafta dolanmaya başladım. Seferdeyken gerçekten herşeyiyle okanus çalıştığınızı hissediyorsunuz. Fizikçiler bilgisayarlarının başında yeni verilerini analiz ediyorlar. Autosub takımı bir bilgisayarın başına toplanmış, kndilerini kaptırmış bir şekilde ekrana bakıyor ve bir sonraki görevlerini planlıyorlar. Güvertede, mürettebat ertesi gün için hazırlık yapıyor. Ana laboratuvarda besinci çocuklar sabah alınan örnekler üzerinde çalışıyorlar. Sudaki pigmenti ölçtüğümüz “ıslak laboratuvar” dökülen sular ve süzme düzenekleriyle adını hak edecek kadar ıslak! Aşağıda, mikroskop odasında, minik canlılar izole ediliyor ve kaydediliyor.

2 saat daha geçti, yine laboratuvardayim. Biraz daha örnekleme apmam gerek. Ve nihayet öğle yemeği vakti! Gemide herşey programlı, evin dağınıklığından sonra kendinizi güvenli bir rutinin içinde bulmak güzel. Yemekten sonra son örneklememi de yapıp ertesi günün deneylerini planladım. Şimdi sıra ilk örneklemenin sonuçlarını almaya geldi. Etrafı toplamak için biraz zaman harcadıktan sonra işimiz bitecek. Yarın tüm gece sürecek bir deney bizi bekliyor. Bu biraz yorucu olacak. Çoğu zaman işimiz herkes kalktıktan sonra bitiyor. Sadece birkaç saat uykudan sonra herşey yeniden başlıyor! Yine de okyanusun ortasında, bilim heyecanıyla ve muhteşem manzarayla çalışmak harika!

Juliette Topping
....................................................................................TOP

1 Temmuz 2006, Cumartesi
Koordinat: 48 50 Kuzey, 16 30 Batı
Hava durumu: Hafif rüzgarlı (3-4 şiddetinde) çok bulutlu
Yazan Mark Stinchcombe

1 Temmuz Cumartesi günü de hergün olduğu gibi erken başladı! Saat sabahın üçünde alarm çalacağını bile bile uyumak da zor. Bugün değişik hiç birşey yok. Yoğun olarak CTD başında görevliyim, suyun kimyasal analizini yapacağım, nitrat, silikat, fosfat ve oksijen. Suda ne kadar çok besin tuzu varsa, fitoplanktonlar o kadar hızlı büyüyebilir ve o kadar sağlıklı olurlar; aynı evdeki bitkileri gübrelemek gibi. Eğer yeteri kadar besin varsa ve koşullar uygunsa, fitoplankton patlaması dediğimiz olay yaşanır. Fitoplankton patlaması da bu mikroskobik canlıların sayıca çok fazlalaşması.

Sunset
Mark Stinchcombe geminin laboratuvarinda çalisirken. Foto Alan Kemp, NOCS

Laboratuvarda ayrıca sudaki oksijeni ölçüyoruz. Bu ölçümlerle CTD üzerindeki oksijen ölçüm cihazının ayarlarını kontrol edebiliyoruz. Sudaki farklı oksijen miktarları, bize farklı su kütlelerinin tanımlanmasında yardımcı oluyor.

CTD suya indirilirken biz de gemimizi merak edip yaklaşan değişik canlıları görme fırsatı buluyoruz. Bugün iki ay balığı kıçın etrafında tembel tembel
dolanıyorlardı.

Mark Stinchcombe, Öğrenci
....................................................................................TOP

 

Translation: Cansu BAYINDIRLI, Middle East Technical University


NOCS Eur-Oceans.info
BG FR EN ES PT RU TUGreek

Ivo Grigorov,
Günlük Editörü


 

Daha fazlası...

  Where
     
  Discovery Facts
DISCOVERY
Geminin kesiti
     
  Discovery History
Tarih
     
  Discovery Facts
VİDEO:
Dev dalgaları aşmak
     
 



Delil

  SST
ANIMASYON: Atlantik Okyanusu'nda Plankton Patlamasi - fitoplanktonlarin yillik artislarini izleyin
   
  PELAGRA
PELAGRA: Sediman tutucular nadir, nasil çalisirlar ve neden kullanilirlar?
     
  Marine Snow
DENIZ KARI: Deniz kari ne demek? Neden önemli??
     
  AUTOSUB
AUTOSUB: Suya indirilisinin slayt gösterisi
     
 







 

 
  Sunfish
CANLILARIN ÖZELLIKLERI: Seferde karsilastigimiz ilginç yaratiklar
 

  autosub
VIDEO:
Autosub Arktik buzlarinin altinda
   
  CTD
SLIDESHOW:
CTD Rosette -
the workhorseof the expedition
   
 
VIDEO:
Okyanus Döngüleri

 

 

The DISCOVERY Oceanographic Expedition
is part of the ANIMATE Project.
Visit the site for more information
Animate Project

 

Links

Ocean Project

World Ocean Day

 Contact : discovery@sinia-planeta.com
The site is prepared by www.sinia-planeta.com and hosted by  EUR-OCEANS